Yeme İçme 4 dk okuma
Buzdolabında Hangi Yiyecek Hangi Rafa Konmalı?
Buzdolabının içi tek sıcaklıkta değildir. Doğru yerleştirme, yiyeceklerin ne kadar dayanacağını doğrudan belirler.
Yazar: Selin Erdemir
Buzdolabı, mutfakta en çok açılıp kapanan ama en az düşünülen alandır. Çoğu kişi alışverişten döndüğünde poşetleri boşaltır, ürünleri boş bulduğu rafa yerleştirir ve kapağı kapatır. Oysa buzdolabının içi tek bir sıcaklıkta değildir; rafların arasında birkaç derecelik farklar vardır ve hangi yiyeceğin nereye konduğu, o yiyeceğin ne kadar dayanacağını doğrudan belirler.
Soğuk hava aşağı doğru çöker. Bu basit fizik kuralı, buzdolabının alt raflarının üst raflardan daha soğuk olmasının sebebidir. Kapak rafları ise dolabın en ılık bölgesidir, çünkü her açılışta dış havayla temas eder. Bu haritayı bilmek, yerleştirmeyi tesadüf olmaktan çıkarır.
Hangi raf neye ayrılmalı
Alt raflar, çiğ et, tavuk ve balık için ayrılmalıdır. Hem en soğuk bölge oldukları için hem de olası bir sızıntının alttaki gıdalara damlamasını engelledikleri için. Çiğ etleri kapalı bir kapta veya derin bir tabak içinde saklamak, bu güvenliği tamamlar.
Orta raflar süt ürünleri, pişmiş yemekler ve açılmış konserveler için uygundur. Burada sıcaklık dengelidir ve dalgalanma azdır. Üst raflar ise hazır tüketilebilecek şeylere ayrılabilir: içecekler, artan yemekler, peynir ve zeytin gibi kahvaltılıklar. Bu bölgeye koyduğunuz her şeyi gördüğünüzden emin olun; unutulan yiyecek çoğu zaman en arkada saklanır.
Sebzelik gözü, adı üstünde sebzeler içindir ama içine her sebzeyi birlikte atmak doğru değildir. Bazı meyveler olgunlaşırken gaz salar ve yanındaki sebzelerin daha hızlı bozulmasına yol açar. Elma, armut ve muzu, yapraklı sebzelerden ayrı tutmak bu yüzden faydalıdır. Yeşilliklerin nemden çürümemesi için altına bir kağıt havlu koymak da basit ama etkili bir yöntemdir.
Kapak rafının doğru kullanımı
Kapak raflarına süt koymak yaygın bir alışkanlıktır ama en az uygun yerdir. Sıcaklığın en çok dalgalandığı bu bölge, sos, reçel, turşu ve içecek gibi dayanıklı ürünler için biçilmiş kaftandır. Sütü ve yumurtayı iç raflara almak, tazeliğini uzatır.
Bir başka yaygın hata, dolabı tıka basa doldurmaktır. Soğuk havanın raflar arasında dolaşabilmesi gerekir. Aşırı dolu bir dolapta bazı bölgeler yeterince soğumaz, motor daha uzun çalışır. Ters yönde, neredeyse boş bir dolap da her açılışta soğuğunu hızla kaybeder. İdeal doluluk, rafların yaklaşık dörtte üçünün dolu olmasıdır.
Kaba ve etikete bir dakika ayırın
Şeffaf ve kapaklı kaplar, buzdolabı düzeninin en sessiz kahramanıdır. İçini gördüğünüz kap, unutulmayan yiyecek demektir. Artan yemeği tencereyle koymak yerine düz ve geniş bir kaba almak hem daha hızlı soğumasını hem de daha az yer kaplamasını sağlar.
Kapların üzerine tarih yazmak, sanıldığından çok daha faydalıdır. Bir kağıt bant ve kalem yeterlidir. "Salı" yazan bir kap, üç gün sonra tereddüt etmenize gerek bırakmaz. Aynı şekilde açılmış paketlerin üstüne açılış tarihini not etmek, gereksiz atılan gıdanın önüne geçer.
Buzdolabına girmemesi gereken yiyecekler
Her yiyecek soğukta daha iyi durmaz. Domates, soğukta aroma bileşenlerini kaybeder ve dokusu unlanır; tezgahta oda sıcaklığında saklanması hem tadını hem de dokusunu korur. Patates ve soğan da buzdolabında bozulur; patatesin nişastası soğukta şekere dönüşür ve tat değişir. Bu ikisini serin, karanlık ve havadar bir yerde, ayrı ayrı saklamak gerekir çünkü birlikte durduklarında ikisi de daha hızlı filizlenir.
Ekmek de buzdolabında hızla bayatlar. Kısa sürede tüketilecekse ekmek kutusu, uzun süre saklanacaksa dilimlenip derin dondurucu doğru adrestir. Bal, zeytinyağı ve muz da oda sıcaklığında daha iyi korunur. Bu birkaç istisnayı bilmek, hem lezzeti hem de dolapta yer kazandırır.
Haftalık on dakikalık bakım
Alışverişe çıkmadan önce buzdolabına on dakika ayırmak, hem israfı hem de gereksiz alışverişi azaltır. Yakın tarihli ürünleri öne alın, arkada kalanları görünür yapın. Bu basit döngüye "önce giren önce çıkar" mantığı denir ve profesyonel mutfakların temel kuralıdır.
Ayda bir raf silmek, dolabın kokusunu da kontrol altında tutar. Ilık suya biraz karbonat eklenmiş bir bezle silmek çoğu zaman yeterlidir; ağır kimyasallar gıda ile temas eden yüzeylerde gereksizdir. Kötü kokuya karşı bir kase karbonatı açıkta bırakmak da eski ama işleyen bir çözümdür.
Buzdolabını yeniden düzenlemek yarım saatlik bir iştir ama sonuçları aylarca sürer. Yiyecekler daha uzun dayanır, çöpe giden gıda azalır, sabah aceleyle bakıldığında ne olduğu bir bakışta görülür. Mutfakta düzenin en görünür olduğu yer, kapağı her açtığınızda sizi karşılayan bu rafardır.